Berk Köksal ve Neo-Sacred Zikr sanatsal evreni

Tüm Hikâye

Berk KÖKSAL

Besteci • Gitarist • Müzik Prodüktörü • Yazılım Mühendisi

Neo-Sacred Zikr'in Kurucusu
QURANIC CONCEPTS'in Yaratıcısı

Yolculuğu Keşfet
Berk Köksal portresi

I · Kökenler

Ses, sorgulama ve dönüşümle şekillenen bir yaşam

Berk Köksal, 19 Aralık 1980'de İstanbul'da doğdu. Çocukluk yıllarının önemli bir bölümünü yaklaşık on dört yaşına kadar Rami'de geçirdi. Annesi Aynur, babası Hasan'dı; kendisinden küçük bir erkek kardeşiyle büyüdü.

Müzik hayatına neredeyse ilk anıları kadar erken girdi. Çocukken evde babasının gitarı vardı. Teoriyi, tekniği ve müziğin kavramlarını bilmeden önce enstrümana dokunuyor, sesleri deniyor ve gitarı keşfedilecek bir dünya gibi görüyordu.

Bir dönem gitarı yalnızca tek tel üzerinden keşfetmeye çalıştı. Küçük bir çocukluk ayrıntısı gibi görünen bu deneyim, daha sonra öğrenme biçiminin simgesine dönüştü: elde olanla başla, dikkatle dinle, yapıyı incele ve oradan dışarı doğru büyüt.

II · Çocukluk ve Klasik Gitar

İlk sistemli adımlar

Yaklaşık on iki-on üç yaşlarında Gaziosmanpaşa'da özel klasik gitar derslerine başladı. Küçük bir özel eğitim ortamında aldığı bu dersler, enstrümanla kurduğu ilişkinin ilk sistematik teknik temelini oluşturdu.

Rami'den ayrıldıktan sonra bir süre Gaziosmanpaşa Yeni Doğan Çeşme bölgesinde yaşadı. Haydarpaşa Endüstri Meslek Lisesi'ne başladığında okula daha rahat devam edebilmek için Kayışdağı'nda anneannesiyle de bir dönem yaşadı.

Klasik gitar kısa sürede yalnızca enstrüman tekniğinin ötesinde bir kapı açtı. Çok seslilik, armoni ve klasik müziğin yapısı giderek daha fazla ilgisini çekti. Bir eserin yalnızca nasıl çalındığını değil, notaların neden birlikte çalıştığını ve bütün bir müzik sisteminin nasıl kurulduğunu merak ediyordu.

Bu merak ilerleyen yıllarda bilgisayarlar, MIDI ve bağımsız müzisyenlerin erişebildiği ilk kuşak müzik yazılımlarıyla doğal biçimde birleşti.

Berk Köksal'ın gitar ve rock müzik yılları

III · MIDI, Guitar Pro ve berkgitarist

Müziği yeniden kurarak öğrenmek

Köksal'ın gelişim yılları MIDI'nin ve kişisel bilgisayar tabanlı müzik araçlarının hızla geliştiği döneme denk geldi. Özellikle Guitar Pro 3, onun için yalnızca tablatür okuyan bir program değil, şarkıları içten dışa yeniden kurabildiği bir laboratuvara dönüştü.

Müzikleri kulaktan çıkarıyor; gitar, bas, davul, yaylılar ve diğer partileri MIDI ve tablatür olarak yazıyordu. İnternetin erken döneminde berkgitarist adını kullanarak tab, akor, MIDI dosyaları ve Guitar Pro düzenlemeleri paylaştı.

Yngwie Malmsteen, Jason Becker, Steve Vai, Cem Köksal ve başka gitar merkezli müziklerle bağlantılı transkripsiyonlar yaptı. Hazır notaları okumak yerine sesleri kulaktan bulması, yaşamındaki en önemli müzik eğitimlerinden birine dönüştü.

Bir düzenlemeyi bütünüyle yeniden kurabilmek için yalnız gitarı değil; ritim, bas, armoni, davul, yaylılar ve kontrpuan arasındaki ilişkiyi de anlaması gerekiyordu. Böylece transkripsiyon giderek kompozisyon eğitimine dönüştü.

Erken İnternet Arşivi

berkgitarist yıllarının izleri

Köksal'ın erken internet dönemindeki bazı çalışmaları ve daha sonraki bağımsız üretimleri hâlâ çeşitli müzik arşivlerinde ve sanatçı platformlarında görülebiliyor. Bu bağlantılar o dönemin kamusal kayıtlarının bir parçası olarak korunuyor.

IV · Paganini, Malmsteen ve Klasik Müzik

Virtüözite bir amaç değil, bir dile dönüştü

Erken dönemindeki iddialı denemelerden biri Niccolò Paganini'nin Caprice No. 24 eserine heavy-metal yaklaşımıydı. Teknik açıdan zorlayıcı klasik materyalle çalışmak, virtüözite, kompozisyon ve ağır gitar müziği arasında kurduğu köprüyü güçlendirdi.

Yngwie Malmsteen'i keşfetmesi bir başka belirleyici dönüm noktası oldu. Malmsteen'in erken dönem müziğinde kendisinin de aradığı sese yakın bir dil buldu: neoklasik cümleler, diminished armoni, armonik minör renkleri, hızlı arpejler, ifade gücü yüksek solo gitar ve gitarın yarım ses aşağı akort edilmesiyle oluşan daha karanlık karakter.

Aynı dönemde klasik müzik ilgisi derinleşti. Bach'ın yapısal ve matematiksel çok sesliliği onu etkilerken Handel ve Chopin de önemli referanslar olarak kaldı. Mozart ise çok daha güçlü bir duygusal bağ kurdu. Köksal, kendi eserleri dışında müzik tarihinden tek bir eser seçmesi gerekse Mozart'ın Requiem'ini seçeceğini ifade eder.

Ian Anderson ve Jethro Tull da müzikal hayal dünyasında iz bıraktı. Anderson'ın flütü rock müziğinin içine yerleştirme biçimi, bir enstrümanın geleneksel rolünden çıkıp son derece kişisel bir sese dönüşebileceğini gösterdi.

Berk Köksal dış mekân portresi

V · 1996: Kayıp ve Müziğin Duygusal Dili

Şarkıların içinde kalan bir kayıp

1996'da, on altı yaşındayken Berk Köksal annesi Aynur'u bir trafik kazasında kaybetti. O dönemde anne ve babası ayrıydı; annesi ve küçük kardeşiyle yaşıyordu. Annesinin ölümünden sonra iki kardeş yeniden babalarının evine dönmek zorunda kaldı; babasının daha sonra yeniden evlenmesiyle aile yapısı bir kez daha değişti.

Köksal bugün annesinin ölümünü erken yaşamındaki en büyük duygusal kırılmalardan biri olarak görür. Daha sonraki TANRI'ya teslimiyetinden önce, annesine duyduğu özlem eserlerinde çoğu zaman adı konmamış bir tema olarak tekrar tekrar ortaya çıktı.

Ne Olur Geri Dön ve Git Hadi Durma bu duygusal dünyanın parçalarıdır. Tamamlanamayan Kurtuluş Ölümde ise yasın daha doğrudan bir ifadesine dönüştü. Yaklaşık yirmi yıl boyunca esere tekrar tekrar döndü ve çok sayıda kayıt denemesi yaptı; fakat hiçbirinde tatmin olduğu son biçime ulaşamadı.

Yetişkinlikten geriye baktığında bu tamamlayamama hâlini yalnız teknik bir sorun değil, kaybın iç dünyasında ne kadar derin ve çözümsüz kaldığının bir göstergesi olarak da yorumlar.

VI · Gruplar, Sahne ve Elektro Gitar

Prova odalarından sahnelere

Köksal'ın ilk elektro gitarı İstanbul Unkapanı'ndan aldığı Prince modeliydi. Müzikal odağı giderek rock, metal ve solo gitara yönelirken bu enstrümanı uzun yıllar kullandı.

Yaklaşık 1998–1999 döneminden başlayarak ve askerlik sonrasında 2001'den İzmir'e taşınmasından önceki yıllara kadar farklı grup yapılanmalarında yer aldı. Gökmen Erdal ve Enver Meriç, iki ve zaman zaman üç gitar için düzenlemeler üzerinde uzun süre çalıştığı müzisyenler arasındaydı.

Köksal çoğunlukla solo gitarist ve vokalist olarak çalıştı. Okul konserleri, bar performansları, provalar ve geniş repertuvarlar ona yalnız başına yaptığı MIDI çalışmalarından çok farklı bir pratik sahne eğitimi kazandırdı.

Kompozisyon, aranjman ve prodüksiyon zamanla daha merkezi hâle gelse de solo gitar geçmişi müzikal kimliğinin önemli bir parçası olarak kaldı.

Berk Köksal ev stüdyosunda

VII · One-Man Production

Bir enstrüman çalmaktan bütün kaydı inşa etmeye

MIDI bilgisi geliştikçe bas, davul, yaylılar ve diğer katmanları da kendisinin yazabileceğini fark etti. Bu durum geleneksel grup yapısına bağımlılığını giderek azalttı ve zamanla One-Man Production yaklaşımına dönüşecek yolu açtı.

İlk sanal enstrümanlar günümüz araçlarından çok daha az gerçekçiydi ve erken dönem prodüksiyonlarının önemli bir bölümü belirgin bir MIDI karakteri taşıyordu. Ancak bu sınırlamalar onu öğrenmeye zorladı; tek enstrümanda uzmanlaşmak yerine bütün aranjmanı düşünmek zorundaydı.

Kayıt teknolojisi yeni bir dünya açtı. Şarkı yazabilmek, onu kaydetmeyi, mikslemeyi ve master etmeyi otomatik olarak bilmeyi sağlamıyordu. Cool Edit ile başladı; Cubase, Propellerhead Reason ve Pro Tools kullandı; ilerleyen yıllarda iş akışının büyük bölümünü Studio One'a taşıdı.

Maddi imkânları geliştikçe stüdyo ekipmanına daha ciddi yatırım yaptı ve miks, mastering ve modern prodüksiyon çalışmaya devam etti. Gitar ve tablatür ile başlayan süreç, bağımsız ve bütüncül bir prodüksiyon sistemine dönüştü.

Prodüksiyon Pratiği

Her aşamada tek bir sanatsal vizyon

Beste
Şarkı Yazımı
Gitar Performansı
Vokal
Aranjman
Kayıt
MIDI Programlama
Orkestrasyon
Ses Tasarımı
Miks
Mastering
Görsel Konseptler
Yazılım Geliştirme

VIII · İzmir, Aile ve Duraklama Dönemi

Stüdyonun dışındaki yaşam da müziği şekillendirdi

Aile hayatındaki büyük değişimlerin ardından bir süre anneannesiyle yaşayan Köksal daha sonra ilk evliliğini yaptı. 2008'de yaşamının İzmir dönemi başladı. Bu evlilik yaklaşık yedi yıl sürdü ve 2015'te sona erdi.

Bu yılları kişisel olgunlaşma açısından önemli, ancak müzikal üretimin belirgin biçimde azaldığı bir dönem olarak tanımlar. Kızı Bernaz Su Köksal bu evlilikten dünyaya geldi ve daha sonra onun adına müzik besteledi.

2015'te İstanbul'a döndükten sonra Hümeyra Can Köksal ile tanıştı ve evlendi. Bu dönemde yaratıcı üretimi yeniden hızlandı. Kızları Arya Belinda Köksal da hem adına yapılan bestelerle hem de daha sonra çocuk sesiyle katıldığı bir zikir kaydıyla bu müzikal hikâyenin parçası oldu.

Şiir, Hümeyra ve Evlilik Hikâyesi

Şiir, Berk ve Hümeyra'nın ortak hikâyesinde özel bir yere sahiptir

Berk KÖKSAL kendisini doğrudan bir şair olarak tanımlamasa da, söz yazarlığıyla kurduğu bağ nedeniyle şiire her zaman ilgi duymuş ve şiir yazmayı sevmiştir. Eşi Hümeyra Can KÖKSAL da şiire karşı güçlü bir merakı olan, kalemi kuvvetli bir kişidir.

Şiir, Berk ve Hümeyra'nın evlilik hikâyesinde de belirleyici bir yere sahiptir. Hümeyra'nın “Ahkâm” şiiri ve Celaleddin Rumi'nin “Etme” şiiri etrafında şekillenen paylaşımlar, ilişkilerinin ve evlilik kararlarının netleşmesinde anlamlı bir rol oynamıştır. Böylece şiir, birlikteliklerinin evliliğe dönüşmesinde özel bir bağ hâline gelmiştir.

Bu nedenle Berk ve Hümeyra'nın şiirleri sitede birlikte arşivlenip paylaşılmaktadır. Şiirlerin bir bölümü, Berk KÖKSAL'ın “Hümeyra” bestesine ait YouTube videosunda da video formatında yer almaktadır.

Şiirlerimizi Gör
Berk Köksal müzik ve yazılım teknolojileriyle çalışırken

IX · Profesyonel Prodüksiyon ve İş Birlikleri

Miks, mastering, film müziği ve diğer sanatçılar için çalışmalar

Stüdyo bilgisi geliştikçe bunu başka sanatçıların çalışmalarına da uygulamaya başladı. Pop, rap ve saz temelli müzikler dahil farklı tarzlarda projelerin miks ve mastering süreçlerinde yer aldı. Saz müzisyeni Derdali (Ali Özdemir) ile çalıştı ve farklı yorumcular için bağımsız müzik projeleri üretti.

Söz yazarı Armağan Ünlü ile de çalışarak bazı sözlerini besteledi; farklı projelerde aranjman, vokal, miks ve mastering sorumlulukları üstlendi.

Ölümün Gölgesinde, Başlangıç, İhanet ve Korku gibi film odaklı çalışmalar, deneyimini geleneksel şarkı formunun ötesine ve dramatik, sinematik yazıma taşıdı.

Bebeğim, Tutkunum ve Kalbimi Verdim Sana gibi daha eski eserler de profesyonel yayımlama süreçlerine taşındı ve daha görünür bir kamusal sanatçı kimliğinin oluşmasına katkı sağladı.

Kutsal ve senfonik sanatsal konsept

X · Requiem Concerto

TANRI'ya teslimiyetinden önceki son büyük eser

Mozart'ın Requiem'iyle yıllara yayılan ilişkisi, 2022'de yayımlanan kendi Requiem Concerto eserine de katkı sağladı.

Köksal bu çalışmayı TANRI'ya teslimiyetinden önceki yılların en önemli eserlerinden biri olarak görür. Neoklasik gitar ve dramatik yazım, TANRI'ya yönelen ruhsal bir arayışı taşır. Gitar soloları yalnızca teknik gösteriler değil, gökyüzüne uzanan duygusal çizgiler olarak tasarlandı.

Geriye bakıldığında Requiem Concerto iki dönemin sınırında durur: bir müzikal kimliğin doruk noktası ve çok daha derin bir dini dönüşümün yaklaşımı.

KURAN araştırma yazılımı arayüzü

XI · KURAN Araştırmaları

Soru şuna dönüştü: TANRI bizden gerçekte ne istiyor?

Müziğin yanında Köksal giderek daha fazla KURAN'a odaklandı. TANRI'nın insanlardan gerçekte ne istediğini, doğru yolun ne olduğunu ve insanın ahiret konusunda ne yapması gerektiğini anlamak istiyordu.

Kendisine Hanefi olduğunun söylenmesi basit ama önemli bir soruyu doğurdu: Neden Hanefiyim? Farklı ekolleri araştırdı ve bir dönem Hanbeli yönelimli bir uygulama takip etti. Hadisleri, mezhepsel gelenekleri ve miras alınan dini kabulleri incelemeyi sürdürmesi, zamanla içinde büyüdüğü dini çerçeveyi sorgulamasına yol açtı.

2019 civarında Rashad Khalifa'nın çalışmalarında sunulan KURAN'ın 19 temelli matematiksel sistemiyle karşılaştı. Sistemi kapsamlı biçimde inceledi ve KURAN'ın ilahî kaynağına ilişkin güçlü bir delil olarak değerlendirmeye başladı.

Köksal için en zor sorulardan biri Rashad Khalifa'nın TANRI'nın Antlaşma Elçisi olup olmadığıydı. Buradaki “elçi” kullanımını peygamberlikten ayrı değerlendirir. Yaklaşık beş yıl boyunca bu soruyu araştırmayı ve incelemeyi sürdürdü.

Bu yıllarda ateistler, deistler ve agnostiklerle din üzerine uzun tartışmalar yaptı; farklı dünya görüşlerinin doğrudan ele alınabildiği çevrimiçi toplulukların yönetiminde yer aldı.

Bu dönemdeki temel duasının sade olduğunu söyler: araştırma ve akıl yürütme tek başına kesinlik sağlamadığında TANRI'dan tekrar tekrar doğru yola iletilmeyi istedi.

XII · TANRI'ya Teslimiyet

Önce yol gösterildi; sonra KURAN açıldı.

Köksal bu yılları yalnızca araştırma ve sorgulama dönemi olarak değil, aynı zamanda kişisel sınavlarla dolu bir süreç olarak anlatır. Bu süreç boyunca TANRI'dan yol göstermesini ve doğru yola iletmesini istemeye devam etti.

Kişisel sınavlar olarak gördüğü bir dizi olayın ardından, TANRI'nın bu sınavları geçmesine imkân verdiğine ve yaklaşık 2024 civarında kendisine TANRI'ya teslimiyet bahşettiğine inanır.

Bu yol gösterilişten sonra “KURAN'ın açıldığını” söyler. Bununla, daha önce birçok kez okuduğu pasajların kendisi için yeni ve daha derin bir açıklık kazandığını ve gerçek anlamları olduğuna inandığı şeyleri kavramaya başladığını ifade eder.

Daha sonra miras aldığı dini inançları doğrudan KURAN'la yeniden karşılaştırmaya başladı. Bu anlayış içinde Rashad Khalifa'nın TANRI'nın Antlaşma Elçisi olduğuna kesin olarak inandı. Köksal, Rashad Khalifa'yı peygamber olarak görmez; buradaki Messenger kelimesini Elçi anlamında kullanır.

Eşi Hümeyra Can Köksal daha sonra aynı yolu benimsedi ve süreç ailece birlikte okuma ve öğrenme yolculuğuna dönüştü. Köksal bu ortak yönelişi TANRI'nın ailelerine verdiği hediyelerden biri olarak görür.

Ardından yeni bir soru ortaya çıktı: müzik, prodüksiyon ve teknoloji öğrenmek için harcanan onlarca yıllık birikim, TANRI'yı anmak ve yüceltmek için nasıl kullanılabilirdi?

XIII · İlk Zikr Çalışmaları

Müziğin amacı değişti

Köksal, TEK TANRI merkezli çağdaş zikir müziği üreterek katkı sağlayabileceği sonucuna vardı. Modern müzik türlerini ve prodüksiyon tekniklerini kullanırken müziğin merkezinde TANRI'yı hatırlama ve yüceltme amacının kalmasını istedi.

Bu dönemin temel eseri, 31 Ağustos 2024'te YouTube'da yayımlanan Zikir (La ilahe illa Allah) oldu. Prodüksiyon sürecini alışılmadık derecede zor hatırlar: tempo sorunları, kayıt hataları, VST ve plug-in problemleri, kesintiler ve hatta elektrik kesintileri süreci tekrar tekrar engelledi.

Projeyi bırakmaya yaklaştığında, niyetinin TANRI'yı yüceltmek olduğunu söyleyerek yardım istediğini anlatır. Eseri tamamlayabilmesini daha sonra, kendi ruhsal anlayışı içinde, ardından gelecek daha geniş müzikal yolculuğa izin verilen an olarak yorumladı.

Üsküdar'daki bir camide yıllar önce duyduğu bir zikrin müzikal hafızası da fikre katkıda bulundu; ancak Köksal, ibadet ve zikrin yalnızca TANRI'ya yönelmesi gerektiği anlayışıyla formun merkezini bilinçli olarak yalnız TANRI'yı anmaya taşıdı.

Kayda Katılan Bir Aile Sesi

Allah Allah La ilahe illa Allah

Köksal daha sonraki bir zikir çalışmasını Derdali / Ali ile hazırladı. Evdeki doğal bir anda, o sırada yaklaşık dört yaşında olan kızı Arya Belinda kucağına çıktı ve tekrar eden zikre katıldı.

Çocuk sesi bitmiş kaydın sonunda korundu ve bir stüdyo çalışması aynı zamanda kalıcı bir aile hatırasına dönüştü.

Tövbeye Katılım

Tövbe Ettim, Estağfurullah Ya Gaffar

Köksal ana fikrin gece geç saatlerde geldiğini anlatır. Uyanıp telefonundaki ses kaydını açtı ve parçayı doğal akışı içinde kaydetti.

Vokali kaydederken dua eder gibi oturdu ve ellerini TANRI'ya açtı. Eseri yalnızca dinlenecek bir şarkı değil, dinleyenin açıp sözlere katılarak tövbeye bizzat eşlik edebileceği bir çalışma olarak düşündü.

XV · Allahu Lena, Tanrıya Övgüler ve İlk Tekliler

Zikrin kelimeleri ve temaları genişlemeye başlıyor

Köksal daha sonra Rashad Khalifa'nın topluluğuyla bağlantılı eski zikir kayıtlarıyla, Khalifa'nın 1990'daki ölümünden önce yapılmış kayıtlar dahil, karşılaştı. İlham aldığı formlardan biri Allahu Lena oldu ve bunu Allahu Lena – Tanrı Bizimle çalışmasına dönüştürdü.

Tanrıya Övgüler, daha kolektif ve polifonik bir biçimi araştırdı; sakin başlayıp daha enerjik, rock yönelimli bir övgü yapısına dönüştü. Daha sonraki teolojik görüş ayrılıkları bazı katılımcılarla iş birliğini sona erdirdi ve kayıt yolculuğun belirli bir anının belgesi olarak kaldı.

Subhanallah, Ya Baki Entel Baki, Allahu Ekber ve ilişkili başka tekliler ses dünyasını genişletmeye devam etti. Allah / La ilahe illa Allah merkezli başka bir erken eserde şiirsel bir dil denedi ve kendi sesinde beklediğinden daha yüksek ve hafif bir vokal alan keşfetti.

XVI · Tanrı'nın Hediyesi

Albüm formatındaki ilk yayın

Tanrı'nın Hediyesi, bu yeni dönemde Köksal'ın albüm formatındaki ilk yayını oldu. Geleneksel uzun albüm yerine Tövbe Ettim, Estağfurullah Ya Gaffar eserini üç tamamlayıcı biçimde sundu: vokalli, enstrümantal ve piyano-koro versiyonu.

Bu yayın, kutsal bir müzikal fikrin farklı düzenlemelerle ifade edilebileceği düşüncesini yerleştirdi. İlk gerçek büyük ölçekli albüm yapısı ise Zikr Symphony ile gelecekti.

Neo-Sacred Zikr senfonik sanatsal evreni

XVII · Zikr Symphony

İlk büyük konsept albüm

“Zikr senfonisi” fikri uzun zamandır Köksal'ın zihnindeydi. Zikri dar ve miras alınmış tek bir müzikal kalıptan çıkarıp TEK TANRI'yı anmayı büyük ölçekli modern bir sesle ifade etmek istiyordu: orkestra, koro, bas, davul, elektro gitar ve çağdaş kayıt teknolojisi.

Proje, Köksal'ın KURAN'ın 19 temelli sistemi hakkındaki anlayışına referansla 19 sayısı etrafında tasarlandı. Prodüksiyon sürecinde yaklaşık elli müzikal taslak üretti; albüm şekillendikçe materyal 19 ana esere indirildi ve düzenlendi.

On dokuzuncu eser yapıya ikinci bir katman ekledi: değer verdiği fikirleri çöpe atmak yerine onları 19 bölümlük ek bir medley içinde birleştirdi. Böylece 19 yalnızca parça sayısı değil, albümün yapısına işlenmiş bir unsur oldu.

Kapaktaki kadın ve erkek görünümlü figürler meleklerin cinsiyeti hakkında literal bir ifade değil, sanatsal bir metafor olarak tasarlandı. Köksal görseli, yaratılışın TANRI'yı yüceltmeye katıldığı sembolik bir kutlama olarak açıklar; rock el işareti de bu görsel metaforun parçasıdır.

Zikr Symphony aynı zamanda Köksal'ın kendi bas-bariton sesini baş vokal olarak belirgin biçimde kullandığı son büyük albümlerden biriydi. Daha sonraki çalışmalarda kendisini sürekli baş vokal tutmak yerine her kompozisyonun ihtiyacına göre vokalist seçmeye yöneldi.

XVIII · Genişleyen Albüm Evreni

Tek amaç, birçok müzikal dil

2024

Tanrı'nın Hediyesi

Albüm formatında yayımlanan ilk Neo-Sacred Zikr çalışması: Tövbe Ettim, Estağfurullah Ya Gaffar'ın vokalli, enstrümantal ve piyano-koro merkezli üç farklı yorumu.

2025

Zikr Symphony

Yolculuğun ilk büyük ölçekli konsept albümü: 19 ana eser ve on dokuzuncu eserin içinde proje için üretilen diğer müzikal fikirlerden oluşan ek bir 19 bölümlük medley.

2026

Zikr Huu

Kadın vokaller, tekrar, dinginlik ve bilinçli olarak seyrek tutulan enstrümantasyon etrafında şekillenen dokuz parçalık minimalist bir meditasyon.

2026

Zikr Nur

Kadın vokaller, yağmur atmosferi, uzaktaki gök gürültüsü, piyano, ney ve yumuşak ritimlerle şekillenen 19 parçalık ambient zikir albümü.

2026

ZIKR ROCK

Enerji ve distorsiyonun albüm boyunca giderek yükseldiği, Köksal'ın rock ve neoklasik gitar köklerine 19 parçalık dönüşü.

2026

Neo-Sacred Zikr: Classical Chorus

Köksal'ın Mozart, Requiem yazımı ve büyük kutsal koro düzenlemeleriyle yıllara yayılan ilişkisinden beslenen 19 parçalık klasik ve koral çalışma.

2026

Neo-Sacred Zikr: One God One Love

TEK TANRI'ya inanan çocukların da O'nu anabilecekleri ve yüceltebilecekleri çağdaş müziklere sahip olması fikrinden doğan 19 parçalık çocuk korosu projesi.

2026

ZIKR RAP

Bismillahirrahmanirrahim ile başlayan ve rap müziğinin ritmik enerjisini zikir, hatırlama ve TANRI'ya övgü için kullanan 19 parçalık proje.

2026

Zikr-i Batın

İçsel hatırlama, ilahî isimler ve KURAN'ın Huruf-u Mukattaa harflerinden kurulan final kompozisyonu etrafında şekillenen son derece kişisel 19 parçalık çalışma.

2026

ZIKR JAZZ

Genişletilmiş ve modal armoniyi daha sıcak ve sakin bir ses dünyasıyla kullanan 19 parçalık kutsal caz projesi.

2026

ZIKR SYMPHONIC METAL

Neredeyse bütünüyle HÛ etrafında kurulan; seçili bölümlerde Hay / Al-Hayy kullanılan; kadın sesi, kutsal koro, orkestra, borulu org ve progresif neoklasik metali birleştiren 19 bölümlük konsept albüm.

Diskografiyi Keşfet

XIX · QURANIC CONCEPTS

HELLL — uyarıyı uzaktan izlemek yerine onun içine girmek

Neo-Sacred Zikr'i TEK TANRI'yı anma ve yüceltme etrafında kurduktan sonra Köksal ikinci ve bilinçli olarak ayrı bir sanatsal çerçeve geliştirdi: QURANIC CONCEPTS. Bu bir müzik türü değildir. Her proje KURAN'da anlatılan belirli bir konu, sahne, ses veya gerçeklikle başlar; tempo, enstrümantasyon, vokal rolleri, tekrar, sessizlik, ses tasarımı ve görsel kimlik gibi albümün müzikal yasalarını konu belirler.

Bu çerçevede yaratılan ilk dünya HELLL'dir: uyarı, cehennem, yargı, pişmanlık, susuzluk, hapsedilme, tanıklık, sorumluluk ve geri döndürülemez sonuçlarla ilgilenen 19 parçalık KURAN merkezli konsept albüm. Açılış cehennemde değil; kalp atışı, hastane monitörü ve flatline ile başlar. Ölümden sonra HELLL'in ses dünyası açılır.

On dokuz eser boyunca tekrar eden KURAN sahneleri ve imgeleri kompozisyon, ses tasarımı, vokaller, tekrar ve sessizlik aracılığıyla müziğe çevrilir. On dokuzuncu eser NINETEEN, bağımsız bestelenmiş on dokuz bölümün kesintisiz bir medley hâlinde birleşmesinden oluşur ve projenin bilinçli 19 × 19 mimarisini taşır.

QURANIC CONCEPTS böylece Neo-Sacred Zikr'in yerini almak yerine onun yanında ikinci bir sanatsal yol açtı. İki çerçeve KURAN merkezli bir temeli paylaşırken dinleyiciyi müziğe farklı biçimlerde davet eder.

Neo-Sacred Zikr dinleyiciyi hatırlamaya davet eder.
QURANIC CONCEPTS dinleyiciyi içine girmeye davet eder.

XX · Albümler Neden Bu Kadar Farklı Duyuluyor?

Karşıtlık sanatsal felsefenin bir parçasına dönüştü

Zikr Symphony'den Zikr Huu ve Zikr Nur'a geçiş bilinçli olarak zıtlık taşıyordu. Senfonik yazımın ölçeği ve yoğunluğundan sonra Köksal neredeyse ağırlıksız bir hatırlama biçimini araştırmak istedi: kadın vokaller, minimal enstrümantasyon, meditasyon, yağmur, ney ve sessiz atmosfer.

ZIKR ROCK ters yöne hareket ederek kutsal projeyi gençliğinden beri onu şekillendiren rock ve gitar diliyle yeniden buluşturdu. Albüm Huu ile açılır, ardından Allahu Ekber ve Ya Hannan Ya Mennan Zül Celali vel İkram gelir; finaldeki Subhanallah'a doğru distorsiyon ve enerji giderek yükselir.

Köksal albümün miks ve masteringini kişisel olarak yaklaşık on üzerinden sekiz seviyesinde değerlendirir ve çalışmayı Neo-Sacred Zikr içinde rock kimliğinin en güçlü ifadelerinden biri olarak görür.

XXI · Classical Chorus ve Neo-Sacred Zikr İsmi

Müzik, Neo-Sacred Zikr isminden önce vardı

İlk zikir teklileri ve albümleri başlangıçta bütünüyle resmîleşmiş bir “Neo-Sacred Zikr” etiketi altında üretilmedi. İsim daha sonra Classical Chorus dönemi ve Köksal'ın web sitesinin geliştirilmesi sırasında ortaya çıktı.

O zamana kadar çalışma kataloğu birbirinden çok farklı müzikal yönleri zaten içeriyordu. Bunları birbirine bağlayan şeyi açıklayabilecek daha geniş bir konsepte ihtiyaç vardı. Cevap tek bir tür değil, bir müzik evreniydi.

Classical Chorus, Köksal'ı yıllardır sevdiği kutsal koro müziğine yeniden yaklaştırdı. Bach yapısal bir referans olarak önemini korurken Mozart'ın dramatik ve duygusal etkisi — özellikle Requiem dünyası ve Kyrie benzeri koro yazımı — burada ifade etmek istediği ruha daha yakındı.

One God One Love

Çocukların da TANRI'yı anabilecekleri müziğe ihtiyacı var

Arya Belinda'nın erken yaşta zikre ilgisi, çocuk korosu albümü fikrine ilham verdi. Köksal, TEK TANRI'ya inanan çocukların da O'nu hatırlayabilecekleri ve yüceltebilecekleri çağdaş şarkılara sahip olması gerektiğini düşündü.

Albüm 19 parçalık bir yapı kullanır ve daha evrensel yöneliminin parçası olarak İngilizceye de yer verir. Arya Belinda da kapak konseptindeki çocuklar arasında temsil edilir.

ZIKR RAP

Sevilmeyen bir formu yeni bir ihtimale dönüştürmek

Rap başlangıçta Köksal'ın sevdiği müzikal formlardan biri değildi. Türün önemli bölümünü tekrar eden altyapılar, küfür ve olumsuz dil ile ilişkilendiriyordu.

Bu direnç zamanla albümü yapma nedenine dönüştü. Rap bu kadar farklı mesaj taşıyabiliyorsa neden TANRI'yı hatırlamayı taşımasındı? Sonuç beklentinin tersine kuruldu; Bismillahirrahmanirrahim ile başladı ve rap müziğinin ritmik gücünü kutsal içeriğe yöneltti.

Zikr-i Batın

İçsel boyut

Zikr-i Batın, Köksal'ın kişisel müzik zevkine en yakın albümlerden biri oldu. Rahman Rahim Fert ve Ya Mübdi, Ya Muid, Ya Muhyi, Ya Mumit gibi çalışmalar onun için özel bir yere sahiptir.

On dokuzuncu eser KURAN'ın Huruf-u Mukattaa'sı — Elif Lam Mim gibi harf dizileri — etrafında kurulur ve bu harfler doğrudan vokal müzikal malzeme olarak kullanılır. Köksal bunu kendi kataloğundaki en sıra dışı deneylerden biri olarak görür.

ZIKR JAZZ

Genişletilmiş armoni, aynı merkez

Caz, büyüyen evrende eksik kalan başka bir müzikal dili temsil ediyordu. ZIKR JAZZ altılı, yedili, dokuzlu ve başka genişletilmiş akor renklerini modal düşünce ve cazın enstrümantal diliyle birleştirir.

Sonuç rock ve metal albümlerinden bilinçli olarak daha sıcak, sakin ve rahat bir ses dünyasıdır; ancak merkezde yine aynı hatırlama eylemi vardır.

XXIV · ZIKR SYMPHONIC METAL

On dokuz bölüm. Tek bir zikir ifadesi: HÛ.

23 Ağustos 2026'da Köksal ZIKR SYMPHONIC METAL'i dijital dağıtımcılara gönderdi. Onu yıllardır oluşturmak istediği konsept albüm sesini en eksiksiz gerçekleştiren projelerden biri olarak görür.

Albüm 19 bölüm ve bilinçli olarak odaklanmış bir vokal konsept etrafında kurulur. Neredeyse bütün döngü tek bir tekrar eden zikir ifadesine dayanır: . Seçili bölümlerde Hay / Al-Hayy da yer alır. Uzun sözler yerine bu birkaç kutsal kelime değişen müzikal ortamlar içinde tekrar edilir.

Bu odak, kutsal kelimelerin taşıdığı anlamla ilgili ilgisini de yansıtır. Hayy İngilizcedeki hi ya da Türkçedeki hay hay ifadesini çağrıştırabilir; ancak Al-Hayy “Diri / Yaşayan” ilahî ismidir. ise zikirde TANRI'ya işaret eden “O” anlamında kullanılır. Köksal'a göre kelimeyi anlamak, sesi duyma biçimini değiştirir.

Nefes ve yakın kadın sesi; kutsal koro, yaylılar, borulu org, bakır üflemeliler, timpani, bas, davul, distorsiyonlu gitarlar ve neoklasik sololara doğru genişler. Metal öfke olarak ele alınmaz; ağırlığı güç, ihtişam ve ilahî azameti temsil eder.

Orkestra arka plan süsü, koro yalnız bir efekt, gitar da virtüözite göstermek için eklenmiş değildir. Her unsur aynı merkeze hizmet eder: zikir.

Çevresindeki müzik değişirken merkezde HÛ kalır.

XXV · Neo-Sacred Zikr Ne Anlama Geliyor?

Yaratıcısından daha uzun yaşaması amaçlanan bir müzik evreni

Berk Köksal için Neo-Sacred Zikr tek bir tür değildir. Farklı türlerin zikir için — TEK TANRI'yı hatırlamak ve yüceltmek için — kullanılabildiği çağdaş kutsal müzik evrenidir.

Bir Neo-Sacred Zikr eseri rock, metal, klasik, ambient, caz, rap, çocuk korosu, piyano merkezli müzik, progresif müzik veya henüz yaratılmamış başka bir biçim olabilir. Müzikal tarz değişebilir; amaç aynı kalır.

Köksal bu terimin yalnız kendi müziği için kullanılmasını istemez. TEK TANRI'ya inanan gelecekteki müzisyenlerin Neo-Sacred Zikr'i kullanmasını, geliştirmesini ve yeniden yorumlamasını; başkalarının devam ettirebileceği bir müzik alanına dönüşmesini umar.

Çalışmanın kendi zamanında bütünüyle anlaşılmayabileceğini de kabul eder. Sosyal medya sayıları ve anlık popülerlik projenin temel ölçüsü değildir. Müzikal fikrin onlarca yıl, hatta belki bir yüzyıl sonra daha açık anlaşılabileceğine inandığını birçok kez ifade etmiştir.

Berk Köksal ailesiyle

XXVI · Aile ve Kişisel Hafıza

Müzik en yakınımızdaki insanları da korur

Köksal iki kızı Bernaz Su Köksal ve Arya Belinda Köksal ile bağlantılı kişisel besteler yazdı. Bu eserler büyük kamusal konseptlerden farklı bir yerde durur; aile duygusunu, hafızayı ve bir baba ile çocukları arasındaki ilişkiyi korur.

Aile hayatı kutsal müzik yolculuğuyla da doğrudan kesişti; bunun en açık örnekleri Arya Belinda'nın çocuk yaşta bir zikir kaydına katılması ve daha sonraki One God One Love çocuk korosu konseptidir.

Bu nedenle Köksal'ın biyografisi “sanat” ve “hayat” olarak kolayca ikiye ayrılamaz. Kayıp, evlilik, babalık, teknoloji, inanç, müzik ve araştırma aynı yaratıcı alanda tekrar tekrar buluşur.

Berk Köksal'ın farklı yıllardan kızlarıyla aile fotoğrafları
Berk Köksal düğün fotoğrafı

XXVII · Müzik Yazılımla Buluşuyor

Aynı analitik alışkanlık kodda, seste ve araştırmada ortaya çıkıyor

Köksal aynı zamanda Bilgisayar Bilimleri mezunu ve yazılım mühendisidir. Yazılım aracılığıyla gelişen analitik alışkanlıklar — karmaşık problemleri sistemlere ayırmak, ilişkileri test etmek ve çözümleri iyileştirmek — yıllar önce MIDI ve transkripsiyonla geliştirdiği yönteme büyük ölçüde benzer.

KURAN araştırmaları ve yazılım projeleri de doğrudan inceleme, karşılaştırma, doğrulama ve yapılandırılmış çalışmaya duyduğu ilgiyi yansıtır. Köksal için müzik ve teknoloji ayrı kimlikler değildir; fikirleri düzenlemek ve aktarmak için kullanılan araçlardır.

XXVIII · Geleceğe Bakış

Neo-Sacred Zikr sürüyor — yeni sanatsal projeler de başlıyor

Köksal üretebildiği sürece Neo-Sacred Zikr'i geliştirmeyi sürdürmeyi amaçlıyor. Progresif albümler, yeni klasik yönelimler, piyano temelli projeler ve henüz keşfedilmemiş başka biçimler bu evren içinde mümkün.

Neo-Sacred Zikr'in yanında QURANIC CONCEPTS'i ikinci yaratıcı çerçeve olarak geliştirmeye devam ediyor. HELLL ilk dünyayı kurduktan sonra gelecekteki konsept albümler başka KURAN konularını araştırabilir; temel ilke aynı kalır: biçim konuya hizmet etmeli, konu biçime değil.

Yazarlık ve üreticilik anlayışı da onun için önemlidir. Adı besteci, prodüktör ve sanatçı olarak görünse de yaratma yeteneğini, öğrenme fırsatlarını ve tamamlanmış eserleri TANRI'nın hediyeleri olarak görür. Bu nedenle tekrar tekrar sade bir ifadeye döner: Tüm övgüler TANRI'yadır.

Mesleki Gelişim

Sertifikalar ve Sürekli Öğrenme

Berk Köksal; yazılım mühendisliği, müzik prodüksiyonu, yapay zekâ, dijital teknolojiler ve ilişkili alanlarda profesyonel eğitimlerle uzmanlığını sürekli geliştirmektedir. Sertifikalarının ve tamamladığı eğitim programlarının tam koleksiyonu çevrimiçi olarak görülebilir.

Tüm Sertifikaları Gör

Son Söz

“Müzik benim için yalnızca ses değildir. İnsanlığı TEK TANRI'yı hatırlamaya çağıran evrensel bir dildir.”

Berk KÖKSAL